prometheus

EVRIM BILIM VE AYDINLANMA

5/8/2006 (Kategori: Antropoloji)

EVRIM BILIM VE AYDINLANMA
Prof. Aykut Kence / Orta Dogu Teknik Universitesi, Biyoloji bolumu

Kamuoyunca oldukca tannan bir "bilim adami" bir televizyon kanalinda elindeki Kur'ani iaret ederek bunu bir kisi anlayamaz, bunu ancak bir heyet, astronomiden, fizikten ,kimyadan, tiptan , biyolojiden anlayan kisilerden olusmus bir heyet anlayabilir diyordu. Kendisinin de tip ve biyolojiye bir omur verdigini o nedenle olusturulacak boyle bir heyette yer almasi gerektigini soyluyordu. Ben Ankaradan davet bekliyorum, boyle bir davet gerceklesirse Kur'ani onumuze koyar, birlikte yorumlariz diyordu. Boylece Kur'anin insanlarin anlamasi icin degil de bir tam teskilatli bir universiteye yorumlanmak uzere gonderildigini ogrenmis oluyorduk.

Bu kisi ile Cernobil kazasindan sonra radyasyonun etkilerini tartisirken bir panelde birlikte olmustum. Panelden bir gun once radyasyonun etkilerinin tartisildigi bir radyo programini dinlemistim. Radyoyu programin ortasinda actigim icin konusmacinin kim oldugunu anlayamamistim. Konusmaci radyasyonun zararli olabilmesi icin 160 remlik bir doza maruz kalmak gerektigini, bu dozun altindaki durumlarda kesinlikle hic bir zararin olmayacagini soyluyordu. Ben de paneldeki konusmama bizim cok daha dusuk dozlarin zararli etkilerinden soz ederken, bir baskasinin 160 remin altinda kimseye bir sey olmayacagini savundugunu boyle celiskili aciklamalar karsisinda halkin ne yapacagini bilemedigine dikkat cekerek basladim. 160 rem bir toplumdaki mutasyonlari iki katina cikaran dozdu. Radyasyon her dozda mutasyon olusturabiliyordu. Radyasyon dozu ile olusturulan mutasyon sayisi arasinda dogrusal bir iliski vardi. O halde160 remin altinda da topluma zarar soz konusu idi. Ben bu aciklamayi yaptiktan sonra soz alan bu "bilim adami" o radyo konusmasini kendisinin yaptigini, halkin panige kapilmamasi icin bu konuda boyle soyledigini acikladi. Bu bilim adami bilimsel dogrulari halk panige kapilir gerekcesi ile carpitabiliyor ve bunda hic bir sakinca gormuyordu. Oysa o konusmanin yapildigi gunlerde Cernobil olayinin uzerinden bir yildan fazla zaman gecmisti. Cernobil kazasi oldugu zaman Turk halki panige kapilmasin diyerek radyasyon ile ilgili bilimsel arastirmalar sinirlandirilmis ve bilim adamlarinin bu konuda demec vermeleri yasaklanmisti.

Daha sonra bu "bilim adamini" TUBITAK'in yayimladigi Darwin'in gezi notlarini iceren bir kitabi elestirirken goruyoruz. Diyorki bu kisi "Darwin'in calismalari bilimsel olarak gerceklik tasimamaktadir. Bir kere Darwinin gorusleri Kur'an-i Kerim'e aykiridir. Kur'an'da insanin kokeni cok acik bicimde izah edilmistir. Darwin'in insanin maymundan turedigi iddiasini yalanlamaktadir. Bir cok ayette bu acik bir bicimde anlatilmistir. Matematiksel ve logaritmik olarak da Darwin'in teorileri curutulmustur." Bilimsel dogrular Kur'an ile uyum icinde olmaliydi bu bilim adamina gore. Bilimsel arastirma sonuclarini yayimlamadan once bilim adami bu sonuclarin Kur'an'a ne derece uydugunu arastirmali idi. Yine bilimsel bir kitabi elestirirken bilimsel terminoloji kullanarak halkin kafasini bulandirmaya calisiyordu. Yoksa matematisel ve logaritmik olarak Darwin'in teorilerinin curutuldugu hic bir bilimsel temele dayanmiyordu.

En son olarak da bu "bilim adami" Bilim Arastirma Vakfin'in duzenlemis oldugu evrime ve bilime karsi kampanyanin on saflarinda yer alirken goruyoruz. Bilimsel gercekleri her zaman isine geldigi gibi yorumlayarak, carpitan bu kafa yapisini, bu zihniyeti cok iyi taniyoruz. Benim hayret ettigim nokta bu kisinin yasamda en gercek yol gostericinin bilim oldugunu benimsemis olan Turkiye Cumhuriyeti'nin universitelerinde gorev yaparak bir universite'de Profesor unvanini almis olmasi, uzun yillar bu unvan ile universitede hizmet etmis olmasi . Bu kisi kendi kisisel cikarlari icin bilimsel gercekleri saptirarak halki kandirmaya calisanlara tek ornek degil kuskusuz.

Biz evrime karsi surdurulen bu kampanya sirasinda bir grup bilim insani bir araya gelerek bu kampanyaya karsi cikmis ve bilimi, ve evrimi savunan bildiriler yayimlamistik Bu sefer de bilimden yana oldugu kusku goturmez unlu bir bilim adamimiz bildirimizde kullandigimiz dili cok sert bir bicimde elestirmis ve evrimin bir biyolojik bir olgu degil, biyolojik bir surec oldugunu ileri surmustu.

Evrim bir surec midir, bir olgu mudur? Unlu evrimsel biyolog Richard Lewontin evrim olgusu ile evrim sureci arasindaki ayriliga dikkat cekiyor ve bu iki kavramin karistirilmamasi geregi uzerinde duruyor. Bu iki kavramin birbiyle karistirilmasi, bir cok aydinimiz tarafindan sikca icine dusulen bir yanilgidir ve evrime saldiran yaratiliscilar da bu kavram karmasasindan gayet guzel yararlanarak evrim kuraminin coktugunu ileri surebilmektedirler

Evrim olgusu, canlilarin ortak bir atadan tureyerek bugunku konumlarina geldigi, yeryuzundeki yasamin ortak bir gecmisi paylastigi olgusudur. Bugun Kopernik , Kepler, ve Galile'nin dunyanin gunes sistemi icinda yer alan bir gezegen oldugu, ve diger gezegenler gibi gunesin cevresinde dondugu savlari bugun nasil bir gerceklik tasiyorsa , canlilarin bir evrim gecirdigi de o denli bir gerceklik tasiyor. Kopernik'in kurami ilk kez ortaya atildiginda kutsal kitaplarda anlatilanlara uymadigi icin din adamlari tarafindan yasaklanmisti. Oysa bugun ne dunyanin gunesin etrafinda donen bir gezegen oldugundan , ne de dunyanin yuvarlak oldugundan akli basinda hic kimse kusku duymaz. Evrim olgusunu gosteren bilimsel kanitlar , dunyanin yuvarlak oldugunu gosteren bilimsel kanitlar kadar coktur. Bu nedenle de akli basinda hic bir biyolog canlilarin bir evrim sonucu ortaya ciktigi olgusunu karsi cikmaz.

Bilim dunyasinda dunyanin 4 milyar yasindan fazla oldugu , yeryuzunde ilk yasam belirtilerinin yaklasik 3,5 milyar yil once ortaya ciktigi, ilk okaryotik hucreli ( bakteri hucresinden farkli olarak bir cekirdegi bulunan gercek hucre) canlilarin yaklasik 1,6 milyar yil once ciktigi, yaklasik 600 milyon yil once de omurgasizlarin yayginlastigi, yaklasik 500 milyon yil once ilk balik turlerinin ortaya ciktigi, yaklasik 350 milyon yil once amfibilerin, 300 milyon yil once surungenlerin , 200 milyon yil once memelilerin, 150 milyon yil once de kuslarin ortaya ciktigi tartisma goturmeyen olgulardir

Buna gore tam bir kesinlikle ifade edebiliriz ki gunumuzden 500 milyon yil once yeryuzunde insan yasamiyordu, kuslar ve memeliler de yasamiyorlardi. Karalarda ne bocekler, ne de bitkiler, agaclar, ve ormanlar yoktu, karalar yasam acisindan bombostu . Buna karsin denizlerde cok sayida omurgasiz canli turu bulunmaktaydi. Gunumuzden 100 milyon yil once dinozorlar yeryuzune egemenlerdi. Bu gun ise dinozorlar yok olmuslardir. Yasam milyonlarca yillik tarihi boyunca giderek cesitlenmis ve canli turleri yeni canli turlerine donuserek bugunku tur cesitliligine ulasmistir. Bu olgular daha sonra embriyoloji , molekuler biyoloji, biyokimya, ve genetik gibi bagimsiz bilim dalarinca da dogrulanmistir.

Bu durumda canlilarin bundan 10 000 ile 100 000 yil once ayri ayri birden bire yaratildiklarini, yok olan dinozorlarin ise insanlari cezalardirmak amaci ile Tanrinin olusturdugu bir tufan sonucunda ortadan kalktiklarini one surmek biyoloji, kimya ,ve fizikteki bilgilerimizi reddetmek anlamina gelmektedir. Dunyanin gunesin cevresinde dondugunu nasil biliyorsak, canlilarin evrim gecirdigini de artik oyle biliyoruz.

Evrim sureci ise , canli toplumlarinin genetik yapilarinin degismesi, giderek bir canli turunden farkli canli turlerinin meydana gelmesi olayini kapsar. . Evrim kurami bu surecin nasil oldugunu, bu surecte hangi etkenlerin rol oynadigi, ve bu etkenlerin agirliklarinin ne oldugu gibi sorulari yanitlamaya, ve yeryuzundeki canli turlerinin bu gunku cesitliligine bilimsel bir aciklama getirmeye calisir. Toplumlar arasi gocler, mutasyonlar, sans, ve dogal secilim gibi etkenlerin canli turlerinin olusumunda hangi oranlarda rol oynadigini, canlilarin sahip oldugu adaptasyonlarin, karakterlerin bu etkenlerle nasil sekillendigini bulmaya calisir.

Dogal olarak canli toplumlarinin karmasik yapisini, her birey de binlerce genden olusan bilginin zamanla degisimini aciklamaya calismak hic te kolay bir is degildir. Bu nedenle evrim kurami uzerinde bilim adamlari arasinda tartismalar surup gitmektedir. Her bilimdalinda olabilen bu tartismalar ise bilimin saglikli yanini gostermektedir. Bilim kendi kendini duzelterek, gelismesini surdurmekte ve curutulen hipotezlerin yerini yenileri almaktadir. Yanitlanan bir soru yanitlanmasi gereken diger sorulari ortaya cikarmakta, ve bilim sayesinde her gecen gun giderek dogayi daha iyi tanima, anlama, ve aciklama olanagimi bulmaktayiz.

Evrime karsi yurutulen kampanyada evrim olgusu ,ve evrim sureci birbirine karistirilmis, ve bilim adamlari arasinda evrim sureci uzerindeki tartismalar evrim kuraminin yanlisligini gosterir bicimde sunulmaya calisilmistir. Yazinin basinda sozu edilen bilim adami gibileri ise bilimsel bir terminoloji kullanarak bilimi halka yanlis tanitmaya, ve bilimsel gercekleri saptirarak halkin kafasini bulandirmaya calismislardir. Son gunlerde bazi hocalarin ortaya cikarilan inanilmaz servetleri bu isin ucundaki cikarin boyutlarini anlatmaya yeterlidir sanirim.

Bir yanda iste bu cikar paylasiminda kendine en fazla payi saglamak icin bilime ihanet eden , bu nedenle de Turkiye'nin geri kalmasi icin var gucu ile didinen, bu amacla duzenlenen bir toplantidan diger toplantiya kosan, bir hocanin kurdugu bir vakfin onderliginde ve parasal desteginde evrime ve bilime karsi yurulen bir kampanyanin on saflarinda yer alan, ve bilim ve aydinlanmaya karsi safsata ureterek ve yayarak mucadele etmeye calisan , ve bu cabalarina karsilik olarak luks villalarda luks bir yasam suren kisiler, ve diger yanda ise "Kulleteyn"de betimlenen bogucu ve karanlik ortamin duvarlarini kendi cabasi, kendi zekasi ile yikarak aydinliga cikan ve verdigi eserlerle Turkiye'nin aydilanmasina buyuk katkilari olan, ve Turkiye'yi daha fazla aydinlatmasin diye vurularak haince oldurulen Turan Dursun .

Bir toplumun biyojik evrimi toplumun genetik yapisinin, yani toplumu olusturan genlerin nicel ve nitel olarak degismesi ile gerceklesir. Insan toplumlarinin biyolojik evrimlerinin yani sira kulturel evrimleri de sozkonusudur. Toplumlarin kulturel evrimi ise genler yerine insanlarin dunyaya bakis, dunyayi algilayis, ve dusunce bicimleri olan "mem"lerin toplumda nicel ve nitel degisimleri sonucunda gerceklesir. Insan toplumlarinin kulturel evrimleri ise surekli olarak bilim, ve aydinlanma yonunde olmustur. Toplumlarin bilim ve aydinlanma, diger bir deyisle insanlarin insanca yasama yonundeki evrimlerini durdurmaya, geri cevirmeye hic kimsenin , hic bir cikar cevresinin gucu yetmez, ve yetmeyecektir.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
* * * * * * * * * * *

Yazan: isimsiz | Konu: bilimsel ise kanıtları gösterin | Tarih: 2009-02-27 18:02:18
evrimin bilimsel olduğunu iddia ediyorsunuz. Toprağın altından eski tarihli bir kemik parçası çıkartıyorsunuz,kemiğin tarihi elinizdeki çizelgede hangi tarihe denk geliyorsa yarı maymun yarı insana ait kemik diye hemen yaftalıyorsunuz. Bilim tahminlere değil , ispata dayanır. toprağın altından çıkan tencere tavayla, kemik parçasıyla insanın evrim geçirdiğini ispatlayamazsınız. adı üstünde teori

* * * * * * * * * * *

Yazan: isimsiz | Konu: sorry | Tarih: 2007-02-26 09:05:56
Söz veriyorum bi daha tam okumadan yorum yapmiyacağım...Yanlış anlamışım..Özür diliyorum

* * * * * * * * * * *

Yazan: isimsiz | Konu: Aykut Kence | Tarih: 2007-02-22 12:55:17
Bu yazı çok enteresan...Gerçekten Aykut Kence'den mi bahsediyorsunuz? Aykut Hoca Türkiye'de evrimi savunan çok az bilim insanından biridir. Sürekli olarak bu yüzden tehdit edilmekte ancak yılmadan evrimle ilgili çalışmalarına devam etmektedir.Hatta şu anda evrimle ilgili çok önemli bir grup kurulmuş, çok önemli bir üniversitenin sitesini çevirmek için bi araya gelen bu gruba Aykut Kence çok büyük destek olmaktadır. Hele Kuran'dan bahsetmesi imkansıza yakın çünkü kendisinin ateist olduğunu biliyoruz.Bahsettiğiniz yazıları Aykut Hoca'nın yazdığından emin misiniz?Lütfen insanları dayanıksız suçlamayın.